top of page
Ara

Ergenlikte sosyal fobi

Güncelleme tarihi: 24 Oca


Ergenlikte Sosyal Fobi
Ergenlikte Sosyal Fobi

Ergenlikte sosyal Fobi

Kişiler arası etkileşim gerektiren durumlarda yaşanan bir kaygı türüdür. Bu kaygı çeşidinin belirtilerine bakıldığında fiziksel, psikolojik, sosyal belirtileri bulunmaktadır. Temel olarak fiziksel belirtiler; kalp çarpıntısı, ses titremesi, terleme, hızlı nefes alıp verme, boğulma hissi, yüz kızarması, ellerin terlemesi gibi bedensel tepkilerden oluşmaktadır. Bir diğer belirti çatısına bakıldığında psikolojik belirtiler göze çarpmaktadır. Sosyal ortamlara girmeden önce büyük gerginlik ya da huzursuzluk yaşamak, rezil olma ya da dalga geçilme korkusu yaşamak, sürekli maruz kalınan kalabalıkların içinde dahi azalmaya huzursuzluk ve telaşlanma yaşamak gibi psikolojik belirtilerden bahsedebiliriz. Bir diğer belirti çatışı ise sosyal belirtilerdir. Bunlar performans anksiyetesi olarak adlandırılan topluluk önünde konuşmaktan, sunum yapmaktan, ya da çeşitli görevler edinmekten kaçınmak ya da performansı kötü yapacağına dair kesin inanç taşımak, ikili ilişkilerde göz teması kurmaktan kaçınmak ya da bu temasın kurulmasını rahatsız edici bulmak örneklerini sosyal belirtiler arasında değerlendirebilir.


Peki sosyal anksiyete nasıl ortaya çıkabilir?

Kalıtsal olarak sosyal anksiyete deneyimlenebilmektedir. Kişinin aile öyküsünde bulunması kişinin sosyal anksiyet yaşama olasılığı daha yüksek olabilmektedir. Kişinin yaşadığı çevrenin etkisi ile gelişebilecek bir diğer durum ise sosyal öğrenme ile gelişebilmesidir. Bir otorite figürünün bir diğerine duygusal istismar yaşatmasına şahit olması veya diğer aile üyelerinin olumsuz ve şiddet içeren davranışlarına maruz kalınması sosyal anksiyete geliştirmeye neden olabilmektedir. Erken çocukluk ya da çocukluk dönemi olumsuz yaşam deneyimlerine maruz kalmış olmak kişinin sosyal anksiyeteye daha yatkın olunmaktadır.


Neden dikkate alınmalı?

Sosyal anksiyete toplumumuzda çoğu zaman utangaçlık ve çekingenlik ile karıştırılmaktadır. Sosyal anksiyete yaşayan kişinin bu sıfatlarla etiketlenmesine neden olmaktadır. Hem toplumun hem de kişinin kendisinin bu durumun değişmezliğine olan inancının pekiştirmektedir. Bu durumda kişinin sosyal anksiyete ile başbaşa kalmasına, günlük hayatın gereği sosyal kişisel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmasına neden olmaktadır. Bu ihtiyaçların giderilmesi için bir başkası olmadan üstesinden gelemeyeceğine dair inancın gelişmesine ve kendi yeterlilikleri keşfetmesine engel olmaktadır. Bütün yaş aralıklarında desteklenilmesi ve terapötik destek alınması gereken bir anksiyete çeşidi olan sosyal anksiyete özellikle de çocukluk ve ergenlik döneminde dikkate alınmalıdır. Bu yaş aralığında öğrenilen sosyal etkileşim becerileri ve başa çıkma stratejileri öğrenmiş

olmak kalıcı olacağı gibi yetişkinlik dönemlerin inşa edilmesinde ilham verici olacaktır.



Comments


bottom of page